GÜNCEL HABERLER


Soyadı Kanunu ile birlikte ailemizin soyadını belirleyen Hacı Faik Bey’den (1900-1979) günümüze uzanan kuşaklarda, kan hısımlığı ve sıhri hısımlık bağı ile birbirine bağlı tüm bireyler, ailemiz mensubu olarak tanımlanmakta olup tüm aile mensuplarımızın davet edildiği etkinlik, 16 Ağustos 2026 tarihinde Fırat Üniversitesi Hazar Gölü Tesislerinde Vakfımız tarafından gerçekleştirildi. 

Vakıf Başkan Vekili Kln. Psk. Elifcan AYAZ konuşmasında;

Etkinlikte ele alınacak başlıkların ortak paydasında, bireyin ruhsal iyilik hali ve toplumla kurduğu bağın bulunduğunu,

Bireyin üretme ve kendini gerçekleştirme ihtiyacının karşılanamamasının, yaş, gelişim dönemi ve çevresel koşullara bağlı olarak değersizlik ve dışlanma duyguları ile riskli davranışlara zemin hazırlayabildiğini, bu nedenle koruyucu yaklaşımın, bireyin toplumsal yaşama sağlıklı biçimde katılımını desteklemekten geçtiğini,

Bu noktada aidiyet duygusunun eksikliği, gelecek kaygısı ve dijital bağımlılığın, birbirini besleyen önemli alanlar olduğuna işaret ederek bireyin gerçek yaşamındaki bağlarının zayıflaması durumunda dijital ortamların, karşılanmamış sosyal ve duygusal ihtiyaçların telafi edildiği bir alana dönüşebildiğini, 

Benzer şekilde uyuşmazlıklarda da yalnızca mevcut anlaşmazlığı sonlandırmak değil, geleceğe dönük iş birliği kapasitesini korumanın önemine vurgu yaparak sürdürülebilir toplumsal yapının, anlaşmazlık ve çekişmelerin yokluğundan değil, farklılık ve süreçlerin sağlıklı biçimde yönetilebilmesinden doğabileceğini,

Bu yaklaşımın kültürel karşılığının, vakıf geleneğimizde görülebildiğini, tarihimiz boyunca insanın bedensel, ruhsal ve sosyal ihtiyaçlarını birlikte ele alan bu anlayışın, bugün bilimsel perspektifle yeniden değerlendirilebilecek güçlü bir medeniyet mirası olduğunu,

Bizim sorumluluğumuzun, bu mirası korurken aynı zamanda çağın ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde geliştirmek ve bireyden aileye, aileden topluma uzanan bir iyilik halini desteklemek olarak özetlenebileceğini,

Bu sorumluluk anlayışı doğrultusunda vakfın kuruluş gerekçeleri, amaç ve ilkelerinin şekillendiğine vurgu yaptı.

Vakıf Başkanı Arb. Av. İlhami AYAZ konuşmasında;

Kırsal alanlarla ilgili Tanzimattan TMK ya ve nihayet 5403 sayılı yasaya uzanan mevzuat ve uygulama süreçleri hakkında bilgiler vererek miras mevzuatı ve taşınmaz hukukunun niteliğinden kaynaklı olumsuzlukların, yasakçı ve dayatmacı bir anlayışla giderilebilmesinin mümkün olmadığına, saha pratiklerinin ise dayatmacı anlayışa karşı bireyin ve toplumun ihtiyaçlarını karşılayacak çeşitli yöntemler geliştirdiğine,

Mevzuat uygulama ve dayatmalarının, mülkiyet hakkını zedelediği gibi kırsal alanların gereği gibi kullanımına da engel oluşturduğuna, mevzuat ile amaçlanan faydaların sağlanamadığına, doğa üzerinde tahribata yol açtığına işaret ederek en büyük tahribatın ise ailenin bölünüp parçalanmasında görüldüğüne, aidiyet duygusunun zayıfladığına, onarılması güç kırılmalar yaşandığına, insanlarda yalnızlık duygusunun arttığına vurgu yaptı.

Gönüllülüğü, geleceğe dönük işbirliği ve dayanışmayı esas alan Ayaz Konukevi ve Tarım İşletmesi Vakfı ile Vakıf bünyesinde hedeflenen projelerin, Trend Alternatif Çözüm Proje ve Danışmanlık A.Ş. tarafından hazırlanan KIRKENT ana projesinin, imkanlar ve kapasite dikkate alınarak mikro ölçekteki uygulama modeli olarak tasarlandığına işaret etti.

Vakıf modelinin kültür ve medeniyet değerlerimize uygunluğu, sürdürülebilirlik, kamu yararı, aile dayanışması ve toplumsal barış gibi konularda azami fayda esas alınarak kırsal yerleşim ve tarımsal üretim için vakıf bünyesinde yapılanmanın tercih edildiğine işaret ederek Vakfın sürdürülebilirliği için öngörülen uygulama yöntemlerine ilişkin bilgi paylaşımında bulundu.

İnsanlık tarihi boyunca eski Türk topluluklarında olduğu gibi farklı etnik grup ve inanç toplumlarında da iyilik ve kamu yararı gözetilerek vakıf kültürüne uygun yapılanmaların olduğuna, 

Her Cuma hutbesinde okunan “Muhakkak ki Allah, adaleti, iyiliği, akrabaya yardımı emreder, kötülüğü yasaklar, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor” mealindeki Nahl Suresi 90. Ayetinin, Vakıf yönetiminde değiştirilemez temel ilke olarak kabul edildiğine işaret ederek bu ilke, kuruluş gerekçesi ile amaç ve faaliyetlerin, Anayasamızın 5., 41. Ve 58. Maddeleri ile örtüştüğü gibi taraf olduğumuz Birleşmiş Milletler sözleşmeleri ve evrensel hukuk normlarına da uygun olduğuna, bu yönleriyle bir yandan ilahi buyruğa uygun şekilde yönetimin istikametini belirlediğine, modern hukuk ile kültürel değerlerin birleştiği oldukça güçlü bir meşruiyet zemini oluşturulduğuna dikkat çekti. 

KIRKENT ana projesinin, ülkemizdeki 56.000 civarındaki köy ve kırsal mahallelerde de “Her köye en az bir Vakıf” düsturu ile gerçekleştirilmesinin amaçlandığına, 

Bu kapsamda “Geleceğe Dönük İşbirliği-Proje Bazında Arabuluculuk” uygulaması çerçevesinde Ayaz Akademi bünyesinde Hukuk ve Psikoloji disiplinlerinin yanı sıra coğrafi farklılıklar da gözetilerek ihtiyaç duyulan diğer disiplinler arası işbirliğini sağlayacak eğitim programlarının hazırlandığına, siyasi iradenin de projeyi benimseyip teşvik edici ve kolaylaştırıcı yaklaşım göstermesinin, başarı oranını arttıracağına vurgu yaptı.

2026 Yılı Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi doğrultusunda iki saatlik arabuluculuk ücretlerine ilişkin makbuz hesaplama çizelgesi, "İÇERİK" sayfamızda yayınlanmış olup çizelgeye aşağıdaki link üzerinden erişilebilir.

2026 yılı Arabuluculuk Ücret ve Makbuz Çizelgesi

31 Aralık 2025 Tarih 33124 sayılı  Resmi Gazete'nin 5. mükerrer sayısında yayınlanan 588 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile V.U.K. 232. Maddesindeki sınır, 2026 yılı için 12.000,00 TL olarak belirlenmiş olup KDV tevkifatı yapmakla yükümlü olanlara 01.01.2026 tarihinden sonra keşide edilecek arabuluculuk ve avukatlık serbest meslek makbuzlarında, KDV dahil ücret, 12.000,00 TL nin üzerinde ise 5/10 oranında KDV tevkifatı  uygulanacaktır.

26 Aralık 2025 Tarih 33119 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve yürürlük tarihi 01 Ocak 2026 olan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplama yapılmaktadır. 

-Birden fazla arabulucunun görev yaptğı uyuşmazlıklar için "Birden Fazla Arabulucu Görev Yapmıştır" hesaplama seçeneği bulunmaktadır. 

-Taraflardan birinin aynı olduğu ve bir ay içinde başvurulan en az on uyuşmazlık, seri uyuşmazlık olarak kabul edilir. Seri uyuşmazlıklarda anlaşma halinde tutar ve taraf sayısı gözetilmeksizin  ticari uyuşmazlıklar için 7.500 TL, diğer uyuşmazlıklar için 6.000 TL arabulucu ücreti belirlenmiştir. (md 7/4), 

-Anlaşma halinde arabulucu ücreti, ticari uyuşmazlık ve ortaklığın giderilmesi uyuşmazlıklarında 13.000 TL (md 7/6), diğer uyuşmazlıklarda ise 9.000 TL'den az olamaz. (md. 7/7)

04 Kasım 2025 Tarih 33067 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca Ücret Hesap modülünde güncelleme yapılmıştır. 

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 16. Maddesi doğrultusunda arabuluculuğun dava şartı olması halinde, arabuluculuk aşamasında avukat aracılığı ile takip edilen işlerde; 

a) Konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen işlerde avukatlık ücreti; arabuluculuk sonucunda arabuluculuk anlaşma belgesinin imzalanması halinde, bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hesaplanan ücretin dörtte bir fazlası olarak belirlenir. Şu kadar ki miktarı 50.000,00 TL’ye kadar olan arabuluculuk faaliyetlerinde avukatlık ücreti, bu maddenin (c) bendinde yer alan maktu ücretin dörtte bir fazlası (10.000 TL) olarak belirlenir. Ancak, bu ücret asıl alacağı geçemez.

b) Konusu para olmayan veya para ile değerlendirilemeyen işlerde avukatlık ücreti; arabuluculuk sonucunda arabuluculuk anlaşma belgesinin imzalanması halinde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde davanın görüldüğü mahkemeye göre öngörülen maktu ücretin dörtte bir fazlası olarak belirlenir.

(Sulh Hukuk Mahkemeleri avukatlık ücreti: 30.000 TL, 1/4 fazlası ile 37.500 TL,

Asliye Mahkemeleri avukatlık ücreti: 45.000 TL, 1/4 fazlası ile 56.250 TL,

Tüketici Mahkemeleri avukatlık ücreti 22.500 TL, 1/4 fazlası ile 28.125 TL,

Fikri ve Sınai Haklar Mahkemeleri avukatlık ücreti 55.000 TL, 1/4 fazlası ile 68.750 TL) 

c) Arabuluculuk faaliyetinin anlaşmazlık ile sonuçlanması halinde, avukat, bu Tarifenin birinci kısım birinci bölüm altıncı sırasında belirlenen ücrete (8.000 TL) hak kazanır. Ancak, bu ücret asıl alacağı geçemez.

Hesaplama modülünde, konusu para olan veya para ile değerlendirilebilen işlerde, tarifenin 3. kısmı ve 16. maddesine göre hesaplama sütunu bulunmaktadır. 

2025 Yılı Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi doğrultusunda iki saatlik arabuluculuk ücretlerine ilişkin makbuz hesaplama çizelgesi, içerik sayfamızda yayındadır. .

https://ayaz.av.tr/assets/dosyalar/AnaIcerikEkleri/_13/15012_2025%20Y%C4%B1l%C4%B1%20Makbuz%20%C3%87izelgesi%20.pdf linki ile erişim sağlanabilir.

İki saatlik ücretin dışındaki ücretler için https://ayaz.av.tr/Sayfalar/MakbuzHesaplama sayfamızda hesaplama yapılabilir.

30 Aralık 2024 Tarih 32768 sayılı  Resmi Gazete'nin 2. mükerrer sayısında yayınlanan 577 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 2025 yılı için fatura düzenleme sınırı 9.900,00 TL olarak belirlenmiş olup KDV tevkifatı yapmakla yükümlü olanlara 01.01.2025 tarihinden sonra keşide edilecek arabuluculuk ve avukatlık serbest meslek makbuzlarında, KDV dahil ücret, 9.900,00 TL nin üzerinde ise 5/10 oranında KDV tevkifatı uygulanacaktır. 

Bilindiği üzere 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi 11. fıkrasında yer alan, taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan tarafın, son tutanakta belirtileceği ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulacağı, ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmeyeceğine ilişkin  hükmü, Anayasa Mahkemesinin 14 Mart 2024 Tarih, E: 2023/160, K: 2024/77 sayılı Kararı ile iptal edilmiş, kararın, Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra (18 Ocak 2025 tarihinde) yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştı.

Anayasa Mahkemesinin iptale ilişkin hükmünün yürürlüğünden önce 9. Yargı Paketi çerçevesinde 7531 sayılı kanunun 25. maddesi ile 6325 sayılı yasa 18/A maddesinin onbirinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur.” ibaresi, “bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile karşı tarafın ödemekle yükümlü olduğu yargılama giderlerinin yarısından sorumlu tutulur.” şeklinde ve ikinci cümlesi de, “Ayrıca bu taraf lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen vekâlet ücretinin yarısına hükmedilir.” şeklinde değiştirilmiştir. 

Değişikliğe paralel olarak 7531 sayılı yasanın 28. maddesi ile 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 3 üncü maddesinin onikinci fıkrasının birinci ve ikinci cümleleri de aynı doğrultuda değiştirilmiştir.

Değişiklik içeren yasa, 14 Kasım 2024 Tarih 32722 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış ve bahse konu maddeler, yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir.